Para’nın İcadı: Lidyalılar

Para gündelik temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için kullandığımız araçtır. Sikkenin kullanılmasından önce tüm ticaret, trampa[1] yöntemleriyle yapılıyordu. Örneğin bir inek satın almak isteyen, onun yerine belki birkaç kuzu veya belli bir miktarda, tam tartılmış maden vermek zorundaydı. Gümüş ya da altına sahip olanlar ise, bunları belirli ağırlıklarda cepte taşımak zorundaydılar.[2]

Sikkenin çıkışı ve yaygınlaşması ise kendisinden önce gelen yöntemlerin daha stabil bir sisteme oturtulması ile olmuştur. Sikkenin temeli madenden oluştuğu için sikke öncesi sistemlerden en eskisi olan Mezopotamya Ağırlık Sistemine bakılmalıdır.

Tarih öncesi dönem Mezopotamya’sında tüccarlar, arpa ve buğday tanelerine dayalı ilk sistemi kurmuşlardır.

180 taneden bir siqlu, 60 siqlu’dan bir manu ve 60 manu’dan bir biltu yapılmıştır. Bu sayılardan anlaşıldığı gibi, bu sistem seksagesimal[3] basamaklarla yaratılmıştır. Adı geçen ağırlık adları, tümüyle “asmak, tartmak” fiillerinden alınmıştır.[4]

Sikkenin oluşumunun temeli madenin ağırlık ve değeri ile istenilen malın değeri şeklinde yapılıyordu. Bu ağırlık sisteminin temel sıkıntısı ise gıda maddeleri olan arpa ve buğday çekirdeklerinin yapısı gereği birbirlerine oranları 6/5 dir. Bu yüzden tek bir sistem içinde 2 farklı ölçü oluşturulmuştur.

Basılan ilk paranın kime ait olduğu konusu tarihçilerin, arkeologların ve nümizmatların uzun zamandır devam etmekte olan bir tartışma konusudur.

Sikkenin ortaya çıkışı için kesin bir tarih vermek mümkün değildir. Çünkü sikke (yukarıda gördüğümüz gibi), ağırlıklardan gelişmiş ve uzun zaman ağırlık olarak kullanılmıştır.[5]

Herodot’a göre Lidyalılar parayı bulan ilk medeniyettir.

Altın ve gümüş alaşımından oluşan ἤλεκτρον (Elektron) kelimesi ise Homeros’un Ὀδύσσεια (Odýsseia) eserinde geçmektedir.

Jullius Pollux’a göre ilk sikke, kral Midas’la evli olan Kyme’li Hermodike tarafından basılmıştır.

Jullius Pollux’un anlattıklarında geçen zaman İ.Ö. 7.yy.’ın başını işaret etmektedir. Bu yüzden asıl sikke ile bağlantılı görmek mümkün değildir.

Türk arkeolog, Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal.

Lidyalıların bir de dünya tarihi bakımından çok önemli rolleri olduğu kabul edilir. Nitekim Hellen yazarlarına göre madeni sikkeleri Lidyalılar icat etmişlerdir. Ancak bu satırların yazarı bir devlet tarafından basılmış paranın alışveriş aracı olarak kullanılmasının daha çok Anadolulu Hellenlerin becerisi olduğu düşüncesindedir. Çünkü Lidyalılar deniz ticaretinden yoksun olduktan başka güvenceli, ulaşımı kolay yollara sahip olmamaları nedeniyle Doğu ülkelerindeki ticaret ve kültür merkezleriyle sürekli bağlantı da kuramamışlardır. [6]

Lidyalılardan önceki basılan sikkeler neden günümüzdeki paranın yerine geçmiyor? Bunun için öncelikle nümizmatik sözcüğünün anlamına bakmamız gerekiyor. Aslen Yunanca olan νομός/nomos “kanun” ve νόμισμα/nomisöa “gelenek, ölçü, sikke” den gelen sözcük sikke bilimi anlamına gelmektedir.

Sikke belli bir ölçüye göre basılan madeni bir paradır. Sikke üstündeki resim, işaret ve diğer sembollerin yardımı sayesinde bir değer kazanır. Bu sayede damga olmamış madeni ağırlıkların aksine sikkelerin ağırlığının sürekli olarak kontrol edilmesi ortadan kalkmıştır. Ağırlığından gelen değeri, damgaların yardımı ile garanti edilmiştir.

Bu ölçüler göz önüne alındığı zaman basılan ilk sikkenin I. Alyattes hükümdarlığında M.Ö. 591 – 560 basıldığı düşünülmektedir.

Lydia Kralı Alyattes dönemine ait Elektron Trite.


Dipnotlar

[1]Ticari değeri olan bir malın, para aracılığı olmaksızın, doğrudan doğruya bir başka malla değiştirilmesi, değiş tokuş, takas.

[2]Karwiese Stefan, Antik Nümizmatiğe Giriş, İstanbul, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 1995, s. 12.

[3]Seksagesimal, temeli olarak altmış olan sayısal bir sistemdir. M.Ö. 3. binyıl antik Sümerlerle ortaya çıkmış, eski Babillere geçmiştir ve zaman, açıları ve coğrafi koordinatları ölçmek için hala değiştirilmiş bir biçimde kullanılmaktadır.

[4]Karwiese Stefan, Antik Nümizmatiğe Giriş, İstanbul, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 1995, s. 13.

[5]Karwiese Stefan, Antik Nümizmatiğe Giriş, İstanbul, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 1995, s. 24.

[6] Akurgal Ekrem, Anadolu Kültür Tarihi, Ankara, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 1997, s. 286.

KAYNAKÇA

Karwiese Stefan, Antik Nümizmatiğe Giriş

Akurgal Ekrem, Anadolu Kültür Tarihi

One Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir